Çocuklar duygularını tanımak ve ifade etmekte zorlanabilir. Bu sebeple zorlayıcı bir deneyim ve duyguyla (öfke, korku, kaygı, üzüntü gibi) kalmak onlar için zor olduğundan; başa çıkamadıkları duyguyu ifade etmek amacıyla anne-babalarını, diğer çocukları veya bakıcılarını ısırabilir, onlara vurabilirler. Duygu düzenlemekte zorlandıkları zaman ısırmanın dışında, kendi kafalarını vurma, bir şeyi alıp fırlatma, tükürme gibi davranışlar da gösterebilirler. Bu bize aslında “Bu yaşadığım benim için taşıması çok zor bir duygu. Henüz onunla ne yapacağımı bilmiyorum, yardıma ihtiyacım var.” deme şeklidir.
Son dönemde hayatınızda değişen bir şey var mı? İşe başlama, bakıcı değişimi, çocuğun hayatında bir geçiş dönemini yönetmekte yaşanan zorluk (tuvalet, memeye veda vb. gibi)
Siz yetişkin olarak nasıl hissediyorsunuz? Hayatınızda sizi zorlayan bir şeyler var mı? Duygularınızı düzenlemekte zorluk yaşıyor musunuz? Aile ilişkilerinizde / eş ilişkilerinizde her şey yolunda mı?
Çocukların keşfe ve harekete ihtiyacı olduğunu unutmamak gerekir. Uzun süre hareket etmeyen çocuklarda da duygu düzenleme zorluğu yaşanabilir.Çocukların, her gün fiziksel bir hastalığı olmadığı sürece hava nasıl olursa olsun sokağa / parka gitmeye ihtiyacı olduğunu unutmamak gerekir.
Çocuk bu davranışı sergilediğinde, arkasında hangi duygu olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Ardından da davranış sonrası bu duyguyu çocuğa yansıtabilirsiniz. “Bunu alamadığın için çok sinirlendin / kızdın” Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre kurduğumuz cümleler oldukça önemlidir. Özellikle küçük yaş çocuklar için kısa cümlelere ihtiyaç vardır.
Çocuğun yaptığı davranış sizin canınızı yakan bir davranış ise bunu yüz ifadenizle ve cümlelerinizle aktarmalısınız. Bazı durumlarda çocuğun canını acıtmadan tutmak ve engellemek de gerekebilir.
Çocuklar zor bir duygu yaşarken onlara bir şey öğretemeyiz. Tıpkı, boğulan birine yüzme öğretemeyeceğimiz gibi. Burada sakin olup sadece duyguya eşlik etmek, zarar vermesine izin vermeden sadece duygusunu yansıtmak ve yapabiliyorsak onu bu duyguyu tahliye edebileceği malzemelere yönlendirmek işe yarayacaktır.
Çocuklar sakinleşme becerilerini bilerek dünyaya gelmez. Duygu düzenleme becerilerini bizi örnek alarak öğrenirler. Biz büyükler, kendi duygu durumumuzu önemsemeli, kaynaklarımızı güçlendirmeliyiz.